sngndz
Every time Jason comes home, I love fattening him up. He’s completely deprived of quality, homemade food when he’s up north so I make it a mission to have his favorite foods all lined up. These potato skins was one of the many fattening, artery-clogging food items that I made for him when he…
They say that breakfast is the most important meal of the day and there’s no better dish to do so than good, faithful pancakes. This is a variation of regular pancakes. Here, all-spice is added to create a different pancake experience. :) You can always substitute all-spice with ground…
Tekrar Selam!
Koridor açıklandı. Medya Zirvesi’nden de artık haberdarsınız. Sürekli heyecan verici şeyler oluyor, hareketli bir bölümüz :)
Bir başka bizi (özellikle beni!) heyecanlandıran olayı da bugün itibariyle açıklıyoruz! MOR VE ÖTESİ’Nİ OKULUMUZA BEKLİYORUZ!
Aslında kullandığımız “yeditepe sizi bekliyor” mottosu uydurma ya da ezbere söylenmiş bir şey değil. Bir seneyi içine alan bir süreci kapsıyor. Şöyleki;
Bilenler bilirler, bilmeyenler için ben anlatayım. Yeditepe’de bahar şenlikleri bir hafta sürer. Perşembe ve cuma günleri konserler olur. Perşembe günü bir rock grubu gelir. O konser ücretsizdir ve genelde en çok o konserde eğlenilir çünkü tüm geceyi o konsere ayırırsınız, vakit ayırdığınız ise bir rock grubudur! Muhteşem olur!
Son 2 senedir perşembe günü konserini Duman veriyor. Güzel konser oluyor, Duman’ı seviyoruz. Fakat; gel gelelim 2 sene aynı grup olunca gerçekten çok eğlensek bile konserde aramızda şöyle bir muhabbet geçiyor;
“Koridor’da kampanya başlatalım. Örgütlenelim. Festival’e mor ve ötesi’ni getirelim!”
Bahar şenliği tarihi yaklaştıkça bu sözümüzü hatırladık. Umut, Selin, Zeynep, Cansu … Bir mesajla ayağa kalktılar ve “hadi yapalım! Ne yapmamız gerekiyor! Hadi başlayalım!” diye beni iyice yüreklendirdiler. Beni neden yüreklendirdiler onu da anlatmam gerek, söz savunmanın:Benim mor ve ötesi sevgim herkes tarafından bilinen bir gerçek. O sevgi aslında bir müzik grubuna duyulan hayranlık da değil zannedilenin aksine… Severim ben onları.. Çok severim… Doğrusuyla yanlışıyla tepeden tırnağa ben mor ve ötesi’nin dört üyesinin her birini ayrı ayrı ve o dördünü birlikte çok çok severim. Çocukluğumdan beri beni hayal kırıklığına uğratmayan tek örnek olmaları onları bir müzik grubu olmaktan çıkardı, çok daha anlamlı olmalarını sağladı-ki sadece yaptıkları müzik bile onları ciddi bir yere getirirdi. Aslında bu yüzden tanışmaya hep çekinmişimdir “ya bildiğim gibi değillerse” diye. İşte bu yüzden destek görmek, arkadaşlarımın, fikrimi söylediğim çoğu insanın benim kadar heyecanlanması beni çok daha fazla motive etti.
Bu nedenledirki festivali bile bekleyemedik :)
Tekrar tekrar söylüyorum bu davete kimse “Ceren seviyor, okul mor ve ötesi’ni getiriyor” olarak bakmasın. Fikir benden çıktı, doğrudur. Ben sadece fitilledim ve bütün “hadi yapalım, getirelim, çok güzel olacak!” diye ayaklananlar için uğraşıyoruz. (Söylemeden edemicem, heyecanlı insanlar, güzel insanlar, lafını- sözünü unutmayan güzel arkadaşlarım; seviyorum sizi :) )
Uzun bir yazı oldu. Umarız hazırladığımız videoyu beğenirsiniz…
Bu arada o videonun da bir anlamı var;
Bizler mor ve ötesi sevenler olarak her röportajda, her söyleşide onlara aynı soruların sorulmasından artık çok sıkıldık! Bize okulda sürekli söylenen şey şu: “Röportaj yapacağınız kişiyle daha önce yapılan tüm röportajları okuyun. Aynı soruları tekrar tekrar sormayın. O röportajda verdiği cevaplardan yola çıkarak soru hazırlayabilirsiniz ama aynı soru olamaz!” Çok sevdiğim bir taktiktir. Mutlaka yaparım ve aslında çokda zamanımı almaz. Bu koca koca insanlar nasıl olurda 17 yıllık gruba hala ve ısrarla “mor ve ötesi adı nerden geliyor?” diye sorabiliyor? Kelime anlamı neyse, hiç önemli değil. Mor ve ötesi güzel insanlar ve muhteşem şarkılar demek. Gerisi bizi hiç ilgilendirmiyor.
Gazeteci adayları olarak tüm bu klişe sorulara karşıyız! Mor ve ötesi’nin de bu durumdan hoşnut olduğunu hiç sanmıyorum.
Videoda yabancı arkadaşlarımızı göreceksiniz. Seve seve yardım ettiler. Çok mutlu olduk :) Aslında kızıyoruz ama o 3 Erasmuslu arkadaşımız sayesinde “mor vi ötesiiğ ni dimeik” lafı bizim de dilimize takıldı :) Zaten onlarda bizi her gördüklerinde “mor vi ötesiiğ ni dimeik” diyorlar, selam gibi oldu :)
Tamam daha anlatacak çok şey var ama sustum! Çok uzun oldu. Umarım okursunuz. Umarım mor ve ötesi emeklerimizi görmezden gelmez. Umarım hep birlikte söyleşide buluşuruz.
Görüşmek üzere…
YEDİTEPE SİZİ BEKLİYOR! MOR VE ÖTESİ!
Not: Bu yazıyı okuduktan sonta Zeynep’in tepkisi “klişeye karşıyız mor ve ötesi’ne aşığız” oldu. Bir taş da onun kafasına mı düşürsek?
Ama itiraf ediyorum sinirlerim bozuldu ve güldüm Zeynep :)) Öpüyorum seni çok…






